Mobil uygulamamızı akıllı
telefonunuza indirebilirsiniz!


ÖZKAN: KUTÜL AMMARE BAŞTAN SONA BİR DESTANDIR

 

AK Parti MKYK Üyesi ve Denizli Milletvekili Av. Cahit Özkan Bundan bir asır önce 29 Nisan 1916 tarihinde kazandığımız Kutül Amare Zaferi’nin 100. Yılı vesilesi ile yayımladığı mesajında çarpışmaları gerek Kutül Amare gerekse Birinci Dünya Savaşı’nın tüm cephelerinde kahramanca mücadele ederek şehit olan, gazi olan tüm askerlerimizi rahmetle, minnetle  yâd ediyorum.  Osmanlı ordusunun bu dönemdeki başarısı başka ülkelerden gelen az sayıdaki askeri danışmanın değil, milletimizin ordusuyla birlikte varlığını korumak için başlattığı kıyamın ürünüdür.”diye ifade etti.

Özkan sözlerine şöyle devam etti:

BU MİLLETİN TARİHİNİ ANLATMAYA KİTAPLAR YETMEZ

Böyle bir milletin tarihindeki zenginlikleri anlatmaya değil kitaplar, kütüphaneler bile yetmez. Kendi tarihimizin üzerine adeta kara bir örtü örtmeye çalışmışız. Kendimize ait olan pek çok başarıyı, sanki bizimle ilgisi yokmuş gibi kısaca anlatıp geçenler hem ecdadımıza saygısızlık, hem de gelecek nesillere çok büyük vefasızlık yapmışlardır. Kut’ül Ammare Zaferi bunun en belirgin örneğidir.

BİZİM MİLLETİMİZE ASKER MİLLET DENİR

Tarih kitaplarında bizim milletimiz için “Asker millet” ifadesi kullanılır. Çünkü biz gerektiğinde tüm fertleriyle inancı, vatanı, bayrağı, devleti uğruna savaşabilen bir milletiz. Birinci Dünya Savaşı’nın her cephesinde başta İngilizler olmak üzere düşmanlarımızın öfkeyle, dostlarımızın ümitle, ama tüm dünyanın hayretle takip ettiği bir mücadele ortaya koyduk. Ateşkes anlaşması imzalandığında Osmanlı Ordusu tüm cephelerde savaşmaya devam ediyordu. Yani ortada çökmüş, bitmiş, teslim olmuş bir ordu, bir devlet yoktu. Bizim bu dönemde başımızı yakan, klasik sorunumuz olan ‘cephede kazanıp masada kaybetme’ işi olmuştu.

KUT’TAKİ ARAPLAR BİZLERE O SAVAŞTA DESTEK ÇIKMIŞLARDIR

Kut’ül Ammare’de yanlış aktarılmış bir konu da Birinci Dünya Savaşı’nda ‘Araplar bizi arkamızdan vurdu’ yalanıdır. Kuşatma boyunca Kut halkı Osmanlı Ordusunun bir parçası gibi hareket etmiş, bu uğurda pek çok da şehit veriştir. İnşallah Bağdat’ın da, Şam’ın da kadim tarihi ilişkilerle ve kardeşlik duygularıyla bağlı olduğumuz diğer beldelerin de yeniden barışa, huzura kavuştuğu, yeniden ilimde, fende, edebiyatta dünyanın sembol şehirleri haline geldiği günleri hep birlikte inşa edeceğiz.

 

ŞANLI TARİHİMİZİN TEK BİR SAYFASININ BİLE UNUTTURULMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ

Bu vesile ile Kut’ül Ammare Zaferi’mizin 100. yıl dönümünün; coğrafyamız, ülkemiz, milletimiz, ordumuz için hayırlı olmasını Allah’tan temenni ediyorum. Kut’ül Ammare’yi ve unutturulmaya çalışılan tüm zaferlerimizi şanlı tarihinden feyz alan milletimize, özellikle de yeni nesillere anlatmaya yönelik her çabayı takdirle karşıladığımı ve her koşulda desteklediğimi belirtmek istiyorum.


Facebook Twitter Google+ LinkedIn Pinterest